Kışın Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?

Kışın cilt bakımı nasıl yapılır? Kış aylarında cildimizin kurumasını nasıl engelleriz? Kışın cilt kuruluğu çok kişinin ortak sorunu… Kışın sağlıklı bir cilde sahip olmak isteyenler için kış aylarında cilt bakımının püf noktaları hakkında bilgiler vereceğiz.

Kış Aylarında Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?

Soğuk kış günleri, hem sağlığımızı hem de cildimizi olumsuz yönde etkileyebiliyor. Özellikle de el-ayak ile yüz derisinde gelişen rahatsız edici ve şiddetli kuruluk, cildimizde kış aylarının cildimizde en sık yol açtığı problemi oluşturuyor. Ayrıca ileri aşamaya ulaştığında cildin yağ, nem ve proteinini kaybetmesi neticesi çatlama, kepeklenme, kaşıntı, kızarıklık hatta egzama gibi çok daha can sıkıcı problemler gelişebiliyor. Kış aylarında cilt kuruluğunun en önemli sebebi ise soğuk havada ciltten fark edilmeyen su kaybının aşırı artması. Bunun yanı sıra rüzgar, ev içerisindeki kuru ve sıcak hava, cildi kurutan giysiler, sıcak uzun banyolar, sauna ve hamamlar, kese-lif ve cildi kurutucu hijyen ürünlerinin kullanımı da ciltteki kuruluğu arttırabiliyor. Bu noktada işte hemen herkesin aklına şu soru takılıyor. Peki kış aylarında cildimizi bu olumsuz etkilerden nasıl koruyabiliriz? Prof. Dr. Emel Öztürk Durmaz soğuk kış aylarında ışıl ışıl ve sağlıklı bir cilde sahip olmanın faydalarını anlattı, önemli tavsiyelerde bulundu.<!–adsense–>

Henüz cildiniz kurumadan nemlendirici uygulayın

Sıvı almak ve su içmek genel sağlığımız için faydalı olsa da cilt kuruluğunu önlemede maalesef yeterli gelmiyor. Cilde nemi hapsetmenin en etkili yolu da bölgeye uygun bir nemlendiriciyi düzenli olarak cilde uygulamak. Her akşam tercihen nemlendirici sürmeyi ihmal etmeyin. Durmaz kış aylarında kullanacağınız nemlendiricilerin yaz aylarında kullandıklarınıza nazaran daha yağ bazlı (merhem yapısında) olmasında yarar olduğunu belirterek şu bilgileri veriyor: ‘Nemlendirici böylelikle cilt yüzeyinde koruyucu bir tabaka oluşturabiliyor ve nem kaybını engelleyebiliyor. Ayrıca nemlendirici ürünlerde önemli olan ürün fiyatı ve marka değil, nemlendiricinin cildin ihtiyacını karşılayabilmesi, düzenli kullanılması ve henüz cilt kurumadan önce nemliyken uygulanması. Çünkü düşünülenin aksine kuru cilde nemlendirici uygulamak çok da faydalı olmuyor.

Oda ısısı 20-26 derece arasında olsun

Evin içerisindeki nem oranını yüzde 30-50 civarında tutun. Evinizde nemli ortam yaratmak üzere evde hava nemlendiren bir cihaz kullanılabilir ya da kalorifer üzerine su dolu kap yerleştirebilirsiniz. Soba, şömine ya da kalorifer gibi ısı kaynaklarının önünde terleyecek kadar uzun süre oturmamaya da özen gösterin. Çünkü terlemek de sıcak suyla yıkanmak gibi deriyi kurtaran bir faktördür.<!–adsense–>

Güneş koruyucuyu yarım saat önce uygulayın

Güneşli ya da karlı günlerde ve kayak aktiviteleri esnasında dışarı çıkmadan yarım saat evvel en az yüzünüze 30 koruma faktörlü güneşten koruyucu krem uygulamalı ve bu işlemi gerektikçe tekrarlamalısınız. Rüzgarlı ve soğuk havalarda yüzünüzü polar bir kaşkol ile korumayı da unutmayın.

5-10 dakika ile duş alma sürenizi kısıtlayın

En fazla haftada 3 kez ve ılık suyla duş (36.5-40.5) almaya dikkat edin. her gün yıkanmak, sıcak suyla yıkanmak ya da yıkanma süresini uzun süre tutmak deriyi kurutan yanlış uygulamalardır. Duş süresini bu nedenle 5-10 dakika ile sınırlandırın.

Kese ve lif yapmayın

Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Öztürk Durmaz kurutucu yan etkilerinden dolayı kese-lif işlemlerinden ve vücut jellerinden uzak durmaya özen göstermeniz gerektiğini belirterek, ‘Vücut jeli yerine nemlendirici özelliği yüksek olan, hassas ciltlere yönelik bir krem temizleyici tercih etmeli ve çıplak elle cildinize sürmelisiniz’ diyor.<!–adsense–>

Pamuklu ya da pazen giysileri seçin

Kış aylarında sentetik, naylon, polyester ya da yünlü giysiler yerine cildin kurumasını ve kaşınmasını önleyen pamuklu ya da pazen giysiler kullanın. Aynı sebepten dolayı giysiler yerine bol giysiler tercih etmenizde fayda vardır.

Soğuk havalarda peeling ve maske yapmayın

Tıbben gerekli durumlar dışında, özellikle de kuru cildiniz varsa, cildi soğuk havalarda yıpratan ve kurutan uygulamalardan (peeling, maske, alkol-bazlı tonik, jel yapısında kozmetikler, temizleyici mendil vs.) uzak durmanızda yarar vardır. cilde bu tür uygulamalar beklenen fayda yerine beklenmedik zarar getirebiliyor.

Günde iki kere yüzünüzü yıkamanız yeterli

Cilt temizleyicisi ile yüzünüzü günde 2 kere nazikçe yıkayın ve cildiniz henüz nemliyken nemlendiriciyi sürün. Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Emel Öztürk Durmaz yüzünüzü banyo dahil günde 2 kere temizlemenizin yeterli olacağına dikkat çekerek, ‘Nemlendiriciyi düzenli uygulamanız ve yaz ayarlında kullandığınız yüz nemlendiricilerine nazaran biraz daha yağlı olması önem taşıyor’ dedi.

Gece yatarken pamuklu eldiven giyin

El ve ayak derisi yağ bezlerinden fakir olduklarından kış aylarında kuruluğun en sık görüldüğü deri bölgelerini oluşturuyorlar. Sıvı sabunu ellerinizi temizlerken kullanmayın. El yıkama sırasında kalıp sabun kullanmalı ve el yıkama sıklığını günde 5-6’ya indirmelisiniz. Çamaşır suyu, deterjan, tuz ruhu, ıslak mendil, kolonya ve antiseptik solüsyonlar gibi deriye zarar veren maddelerle temastan kaçının. Nemlendiricileri her el yıkama sonrasında ve gün içerisinde ihtiyaç hissettikçe sürmeye özen gösterin. Ellerinize gece yatarken nemlendirici sürüp pamuklu eldiven giyerseniz deride nemi hapseder ve yumuşacık ellere kavuşursunuz.

Eldiven giymeden önce nemlendirici sürün

Eldiven içinde elleriniz terleyecek kadar uzun kalmamalı ve eldivenle günde 2 saatin altında iş yapmalısınız. Ellerinizi her 15-20 dakikada bir eldivenden çıkarmalı, nemlendirici sürmeli, 5 dakika havalandırmalı ve yine sonra işinize eldivenle devam etmelisiniz. Evden çıkmadan önce soğuk havalarda bir kat nemlendirici üzerine yün olmayan, polar, anorak, deri ya da süet eldiven giymeyi de unutmayın.

Ponza taşını ayağınıza uygulayın

Ayak derisindeki nasırlaşmaları ve kalınlaşmaları haftada bir, ölü deriyi uzaklaştıran törpü ile ponza taşı gibi yöntemlerle giderin. Her banyo sonrası nemlendiriciyi ayağınıza uygulayın. Ayaklarınıza gece yatarken de nemlendirici sürüp pamuklu çorap giyebilirsiniz.

Dudaklarınıza koruyucu merhem sürün

En çok kış aylarında kuruluk hissedilecek deri bölgelerinden biri dudaklar. Dudakları yalama davranışından kaçının ve günde bir kere koruyucu bir dudak merhemi uygulayın. Dudaklarınızı bu uygulama şiddetli çatlama, egzama ve ikincil enfeksiyonlarından koruyacaktır.

Tere Tohumu Faydaları: Tere Otu Tohumu Nasıl Kullanılır?

Tere tohumu nedir? Tere tohumu nelere faydalıdır? Tere tohumu tiroid tedavisinde nasıl kullanılır?  Tere tohumu zayıflatır mı? Tere tohumu, diğer adıyla tere otu tohumu faydaları hakkında sizlere bilgiler vermek istiyoruz. Sonrasında ise tere tohumunun nasıl kullanıldığından bahsedeceğiz.

Tere tohumu nedir?

Tere tohumu, ülkemizde yetişen bildiğimiz yeşilliklerden olan tere otunun (Lepidum Sativum) tohumudur. Tere tohumunu ekerseniz, tere olarak bahçenizde çıkar. Tere otunun kendisi kadar, tohumunun da faydalı olduğunu biliyor muydunuz?

Tere sohumu, kahverengiye dönük kırmızı bir renkte, yaklaşık olarak bir susam veya çörek otu büyüklüğündedir.

<!–adsense–>

Tere Tohumu Tiroide İyi Gelir mi?

Tere tohumu, tiroitleri çalıştıran bir etkiye sahiptir. Hipotiroit hastaları, yani tiroitleri yavaş çalışanlar için faydalı özellikleri vardır.

Ender Saraç, hipotiroidi hastaları için tere tohumu, selenyum ve omega 3 Balık yağı desteklerini öneriyor. Tiroit hastalarında selenyum eksikliği önemlidir. Selenyum, tiroitin kanserleşmesini önlediği gibi, tiroit dokusunun çalışmasına faydalıdır.

Ender Saraç Tere Tohumu Kürü Nasıl Yapılır?

Bir çay kaşığı kadar tere tohumu havanda dövülür. Dövülmüş tere tohumu, cam bir kaseye dökülür. Üzerine az miktarda bal dökülür. Bu işlemler yapılırken metal kaşık kullanmayın, tahta kaşık kullanmaya özen gösterin. Bal ile karıştırılıp macun kıvamına getirilir.

Bu kürü sabah aç karına içilir. Ender Saraç, üzerine de rezene çayı içmeyi tavsiye ediyor. Tere tohumunun acılığı midenize dokunabilir, rezene çayını bunun için öneriyor…

Tere tohumunu bolca ezip kenarda tutmayı düşünmeyin, çünkü tere tohumu güneş ışıklarıyla bozulabilir. Her gün taze yapmanız tavsiye edilir.<!–adsense–>

Tere Tohumunun Faydaları Nelerdir?

  • Tere tohumuna adet düzensizlikleri için faydalıdır. Tere tohumu östrojenik özelliğe sahiptir.
  • Tere tohumu vücut direncini artırır.
  • Tere tohumu sigaranın vücuda verdiği zararlarını azaltmaktadır.
  • Tere tohumu hafızayı güçlendirme özelliğine sahiptir.
  • Tere tohumu metabolizmayı hızlandırır, canlılık verir.
  • Tere tohumunun cinsel gücü artırma özelliği vardır, yani afrodizyak özelliğe sahiptir.
  • Tere tohumu kabızlığı önlemede çok etkilidir.
  • Tere tohumu emziren annelerin sütünü artırır.
  • Tere tohumu çiğnenerek yenildiği takdir de iyi bir balgam sökücüdür.
  • Tere tohumu aynı zamanda öksürük, boğaz ağrısı ve baş ağrısı tedavisi için önemli bir yoldur.
  • Tere tohumu kandaki hemoglobin oranını yükseltir, anemiyi yenmek için faydalıdır.
  • Tere tohumu kan şekerini düşürmektedir.
  • Tere tohumunun bileşiminde A ve E vitaminleri bulunur. Kansere karşı koruyucu özelliği vardır.

Tere Tohumu Zayıflatır Mı?

Tere tohumunun metabolizmayı hızlandırıcı etkisi vardır. Bu yönüyle zayıflamaya yardımcıdır. Konu hakkında Ender Saraç’ın tavsiyelerini öğrenmek isterseniz, aşağıdaki yazıya tıklayabilirsiniz.

Ender Saraç TERE TOHUMU ile Zayıflama ve Tiroid İlişkisi

Tere Tohumu Nasıl Kullanılır?

  • Tere tohumu bal ile karıştırılarak yenilebilir ve üzerine sıcak su içilir. Tadı lezzetli olmadığından dolayı bu şekilde tüketilmesi daha iyi olur. Mesela 1 tatlı kaşığı tere tohumunu 1 kaşık balla karıştırılarak tüketilebilir.
  • Baldan başka tere tohumu yoğurda da karıştırılarak da tüketilebilir.<!–adsense–>

Tere Tohumu Kimlere Zararlı?

  • Tiroitleri fazla bir şekilde çalışanlara, yani hipertiroid olanlara tere tohumu önerilmez. Çünkü tiroitlerin fazla çalışmasını sağlar. Tiroitleri yavaş çalışanlar ise gönül rahatlığıyla kullanabilir, çünkü onlara faydalıdır.
  • Ülser hastası veya gaz rahatsızlığı olanlara tere tohumu önerilmez.
  • Gebelikte fazla kullanılmaması tavsiye edilir.

Yaşlanma Karşıtı Cilt Bakımı İçin

Su misali yıllar akıp gidiyor. İnsanoğluna sunulan eşsiz güzellikteki vücut zamana yenik düşerek yaşlanıyor ve her geçen gün özlenecek bir boyut kazanıyor. Her yaşta sahip olduğumuz bu zenginliğe uygun, sağlıklı ve doğru bakım yapıldığı sürece inanılması güç sonuçlar almak mümkündür. Dünyaca ünlü uzmanlarca yapılan her geçen gün cilt bakımı, güzellik, diyet, sağlık gibi konulara daha da ağırlık vererek bilimsel makaleler yayınlanıyor. Bu konuda yapılan araştırmaların en büyük takipçisi bizler sizin çalışmamızı en rahat algılayabileceğiniz düzeyde yönlendiriyoruz. Yaşınız kaç olursa olsun kendinizi hala genç hissedebiliyorsanız, haberimizin devamında size yararlı olabilecek bilgileri ve tedavi yöntemlerini uygulayabilecek zamanınız var demektir.<!–adsense–>

Lekeler, kırışıklıklar, sivilceler ve birçok cilt probleminin bir ya da birkaçında muzdarip misiniz? Ya da herhangi bir sorununuz olmamasına rağmen bilinçli davranıp cilt sağlığınızı koruma adına önlemler mi almak istiyorsunuz? Hangi yaşta olursanız olun, size en uygun cilt bakım tedavisini uyguladığınız sürece başarılı sonuçlar elde edilebilir.

Bebekler için bakım

Bir bebeğin cildi, insan yaradılışındaki mükemmeliyeti ispatlama adına en büyük örneklerdendir. Bebek cildinin yumuşaklığı ve parlaklığı vücutta olan kollojen ve elastin bolluğundan kaynaklanmaktadır. Bebek ve çocukların cildi sürekli kendini yenileyerek verimli ve yanılmaz sonuçlar alır. Sık sık cilt kendini yeniler. Vücuttaki herhangi bir kiri temizlemek için yumuşak bir sabun ve saf, temiz su kullanın. Cilt çok yeni ve dinamik olduğu için kendini 21 ile 18 gün arasında yeniler. Bu çağdaki en önemli yönü güneşten korunmadır. Güneşli ortamlarda vakit geçiren bebeğinize ya da çocuğunuza mutlaka güneş bakım kremi uygulayın. Abur cubur yedirmekten kaçının. Çocuğunuzun sağlığı için bu durum önemlidir. Vitamin, mineral ve antioksidanlar ile dolu sebze ve meyvelerle çocuğunuzu besleyin. Yaşamın erken dönemlerinde oluşturulan sağlıklı beslenme alışkanlıkları, ileride iyi yönde sonuçlar sağlayarak çocuğunuzun sağlıklı ve iyi bir beslenme alışkanlığı olması yönünde fayda sağlayacaktır.

Gençler için cilt bakımı

Cilt gençlik yıllarında yavaş yavaş değişime uğrayan başlar ve bu fark edilir. Ergenliğe bağlı olarak hormonal olarak değişime uğramaya başlayan cilt, sivilceler, çeşitli lekeler vb. birçok sıkıntı yaratacak olay doğurabilir. Ergenlik dönemi ve hormonal yükselme döneminde cildin yağ depolaması normaldir ve toksinlerin olumsuz etkisi ile birlikte sivilce oluşumunun başlaması durumu söz konusu olabilir. Bu ağrılı geçen süreç neticesinde uygun bakım yapıldığı takdirde etkili ve pozitif sonuçlar elde edilebilir.<!–adsense–>

Tavsiyeler

  • Güvenilir cilt bakım ürünlerini artık bulmalı, günde iki kere temizlik ve nemlendirici amaçlı uygulamalısınız.
  • Cilt-deri dökülmesi, pul pul dökülme, sivilceler gibi sorunlarınız varsa haftada 1-3 kere salisilik asit içeren ürünler uygulamanız faydalı olabilir. Bu ürünler antibakteriyel niteliklere sahip ve gözenekler içindeki bakterileri kontrol etmek için birebirdir.
  • Olması gereken rutin alışkanlıklarınıza sadık olun. Yüzünüzü yıkamadan, makyajınızı çıkarmadan kesinlikle yatağa girmeyin. Siz uyurken cildiniz kendini yeniler, atık ürünleri ve toksinleri salgılar. Dolayısı ile yatmadan evvel makyajınızı mutlaka çıkararak ve yüzünüzü yıkayarak bu süreci hızlandırabilirsiniz.
  • Bronzlaşma ya da güneşlenmeden kaçının. Cildinizin içinde bronzlaşma kalıntıları kalır.
  • Dışarıya güneşli günlerde çıktığınızda güneş koruyucu kremi mutlaka kullanın. Hayatınızın bunu bir parçası haline getirin ve yeterli miktarda uygulamaya özen gösterin.
  • Şeker oranı yüksek gıdalar, abur cubur ve ağır işlenmiş gıdalar tüketmekten kaçının. Bunun yerine fındık, meyve, sebze, tohum, et, balık ve kümes hayvanları seçin.
  • Olağandışı cilt problemleri için mutlaka bir dermatologa danışın.

Yirmili yaşlar için cilt bakımı

Yirmili yaşlarda gençlik hormonları artık dengelenmeye başlar. Cildinizin normalde mükemmel sonuçlar için tipik bir bakıma ihtiyacı vardır. göz çevrenizde çeşitli bakışlarda küçük çizgiler olabilir ancak kalıcı yönde kırışıklıklar kesinlikle kabul edilemez. Cildin yağ üretimi yavaşlar ve 21 ile 28 gün süreci artık değişmiş sayılır.

Yaşlanmaya Karşı Cilt Bakımı: Yaşlanmayı Geciktirmek İçin Tedaviler

Devamlılığı Olan Diyet Programı

Diyet programları zor mu geliyor? Diyet programları yerine devamlılığı olan bir beslenme tarzına geçmeyi deneyebilirsiniz. Hayatınızın akışına uygun bir strateji ile, diyeti hayatınızın bir parçası haline getirebilirsiniz.

Hepimiz farklı farklı insanlarız, farklı genetik kodlarımız, farklı alışkanlıklarımız farklı hayatlarımız var. Bu hayatın içerisine sağlıklı beslenme alışkanlıkları koymak tabi ki sağlıklı kiloda olmak ve bu kiloyu korumak için oldukça önemlidir. Bizi birçok hastalığa karşı sağlıklı kiloda olmak korur ve sağlıklı bir ömür sürdürmemizi sağlar. Bu sağlıklı yaşam kurgulamamıza kilo alma ve verme döngüsü engel olur. Hızlı kilo vermek ve daha sonra tekrar bunu almak size sağlıklı bir yaşam getirmeyeceği gibi tam tersine sağlığınız da bozulabilir. Kilo vermek ve bunu korumak ancak sağlığınız üzerinde olumlu etkiler taşır. Kilo vermek 100 m yarışı değil tam tersine aslında bir ultra maratondur. Bu nedenle mucizevi bir besin ya da içecek ya da diyet yoktur, sürdürülebilir sağlıklı beslenme programı vardır.

Sürdürülebilir stratejiler

  • Mucize bir besin yoktur, mucizeyi doğru alışkanlıklar yaratır. Sizi doğru tercihleriniz sağlıklı yapacaktır, unutmayın.
  • Hareketli olun, yürüyün, yüzün, dans edin, koşun, merdiven çıkın, pilates yapın, 10 bin adım atın elinizden ne geliyorsa hangisi hayatınıza uyuyorsa…
  • Yaptığınız egzersiz ya da hareketli bir hayat sürdürme çabanız yeter ki bir aylık ya da üç aylık değil ömürlük olsun.<!–adsense–>
  • Mutlaka haftada iki gün kuru baklagil (ister salata ister sıcak yemek) ve en az haftada 4-5 öğün sebze tüketmeye çalışın.
  • Mutlaka tüm ana öğünlerinizde mevsim yeşillikleri bulunsun, söğüş olarak olabilir, salata olabilir, vitamin ve antioksidan gereksinimi için salata oldukça önemlidir.
  • Balığı haftada iki kere tüketin. Kızartmayın, pişirirken bile yağ takviyesi yapmayın, balık yağı alabilmek için bu oldukça önemlidir. O balık bu balıktan iyi demektense çeşitlendirmek daha makul ve uygulanabilirdir, unutmayın.
  • Uyandıktan sonra kahvaltınızı en kısa sürede yapmaya özen gösterin. Metabolizmanız hızlı çalışır.
  • Sabah kahvaltısında yumurta yemek gün içerisinde daha fazla tok kalmanıza yardımcı olur ancak abartmayın bir tane yeterli olacaktır.
  • Akşam yemeği sonrası atıştırmayı abartıyorsanız, öğlen ve akşam yemeği arasında ne yediğinizi gözden geçirin. Düşük kalori ya da ikindi öğününü atlamak gece yemeklerinizi arttıracaktır.
  • Kalitesiz-az uyku kilo almayı kolaylaştırır. Düzenli ve kaliteli uyumaya özen gösterin.<!–adsense–>
  • Hangi öğününüzün daha kıymetli olduğunu düşünün ve o öğününüz için özenin ve zaman harcayın.
  • Küçültün: Bardaklarınızı, tabaklarınızı, kepçelerinizi hatta kaşıklarınızı küçültün. Büyük tabakların içine koyduğunuz yemekler miktar olarak az görünür. Eskiden kullandığınız tabakları düşünün, son yıllarda tabak boyutlarının ve porsiyonlarının ne kadar büyüdüğünü eminim siz de hatırlayacaksınız.
  • Kırmızı eti haftada 500 gr dan fazla tüketmeyin. Yüksek kırmızı et tüketimi doymuş yağlar açısından zengin olduğundan dolayı sağlıklı olmaz. Çeşitlendirin hindi, tavuk, balık sofranızda protein alternatifi olarak mutlaka yer alsın.
  • Meyveden korkmayın, meyvenin içerisinde şeker var denilince aklınıza hemen çay şekeri geliyor. Meyvenin içerisinde fruktoz vardır ve fruktozun doğal hali çay şekeri ile kıyaslanamaz. Ayrıca meyveler de sanıldığı kadar fruktoz içermez. En az günde iki porsiyon meyve tüketin.

Boş Zamanlarda Yapılacak Şeyler: Boş Zaman Aktiviteleri

Boş zamanlarımda neler yapabilirim sorusu pek çok kadın tarafından sorulmuyor. Çünkü kadınlar, boş zaman aktivitelerine zaman bulamadıklarından yakınıyorlar. Öyle ki, pek çok kişi, bir arkadaşına telefon açacak zamanı bile bulamadığının derdine düşüyor. Ancak herkes için boş zaman aktiviteleri bir diğerinden farklıdır. Kimi kadınlar kesintisiz canlı radyo dinler, kimileri günlük tutar; bazıları ise boş zaman aktiviteleri arasına yürüyüş yapmayı ekler. Peki sizce boş zamanlarda neler yapılır? İlerleyen bölümlerde sizlere başarılı insanların boş zaman aktivitelerinden söz edeceğiz.

Boş Zamanlarımda Neler Yapabilirim?

Kesintisiz Canlı Radyo Dinle:

Hepimiz biliyoruz ki: Müzik ruhun gıdasıdır. Ve aslında boş zaman aktiviteleri arasına kesintisiz canlı radyo dinlemeyi eklemek, bizim zamanımızdan çalmaz. Yani, aynı zamanda çocuklarımızla ilgilenir, temizliğimizi, yemeğimizi yapabilir, internette dolaşabilir, hatta spor bile yapabiliriz. Bu sırada seçilmiş farklı türlerde müzikleri dinleyebilir, dinlemek istediğimiz şarkıları yayında bulunan DJ’lere ulaştırabiliriz. Bir de yayında sohbet varsa, hayatın içine dolar dinlemiş olduğumuz radyo. Eskiden, televizyonun olmadığı zamanlarda, akşamlarını nasıl değerlendirdiklerini sorarsanız ebeveynlerinize, onların da kesintisiz canlı radyo dinlediklerini; hatta arkası yarın’lardan söz ettiklerini duyarsınız. O zamanlar tek bir alternatif varken, şimdi ise yüzlerce olduğunu söyleyebiliriz. 

Günlük Tut:

Boş zamanlarda neler yapılır sorusunun bir diğer yanıtıdır günlük tutmak. Yazmak çok iyi bir ilaçtır. Hani birine bir şeyleri anlattığımızda deşarj olur ve rahatlarız; günlük tuttuğumuzda da anlatmış kadar deşarj oluruz. Hem de tuttuğumuz günlükler, birinin eline geçmediği sürece çok iyi sır saklarlar. Ayrıca, başarılı insanların da günlük tuttuğunu unutmamalısınız; şöyle ki: sabahları: “Bugün ne yapacağım” sorusuna yanıt verenlerle, akşamları, “Bugünüm nasıl geçti” sorusuna yanıt verenler, gelecekte başarılı olan; ya da olacak insanlardır. Eğer tuttuğunuz günlüğü saklamak istemezseniz, yakıp yırtabilirsiniz bile. Zaten siz yazarken amacına ulaşmıştır günlüğünüz. Sizi rahatlatmanın dışında düşünme kabiliyetinizi de güçlendirir. 

Öğle Uykusuna Yat:

Çok değil, günde 1 – 1.5 saat uyumak, verimliliğinizi arttırır. Boş zaman aktivitelerine zaman bulamazken uykuya nasıl zaman bulacağınızı düşünüyor olabilirsiniz; ama uyuduğunuzda daha hızlı ve verimli çalışabileceğinizin garantisini size verebiliriz. Edison da, Einstein de öğle uykusuna yatan başarılı insanlardan. Peki sadece sizin mi zamanınız az? Hem kendiniz, hem çevrenizdekiler; hem de işlerinizin verimliliği için uyumalısınız. 

Yürüyüş Yap:

Boş zamanlarımda neler yapabilirim diyen bir kişinin en sağlıklı boş zaman aktiviteleri arasında yer alır yürüyüş. Hele bir de açık havada yapılırsa, zihin açıklığı adına çok etkilidir. Sağlık sorununuz varsa her egzersizi yapamazsınız; ama yürüyüş yapmak, her sağlık sorunu yaşayan kişi için çok iyi bir egzersizdir. Bulunduğunuz şehirde deniz varsa, deniz kenarında; deniz yoksa ormanda yapacağınız yürüyüş sırasında içinize çekeceğiniz derin Oksijen, size kendinizi çok iyi hissettirecektir. 

Kitap Oku:

Ne demişler: Çok gezen mi bilir çok okuyan mı? Kitap okursanız hem hızlı düşünür; hem de insanlarla empati kurabilirsiniz. Bu şekilde, kişilerle iletişim kurabilme yeteneğinizi de geliştirirsiniz ki kitap okumanın, size bilgi getirecek en ucuz maliyetli etkinlik olduğunu da belirtmeden geçmemeliyiz. Bir kitaptan elde ettiğiniz bilgi şu anda işinize yaramayabilir; ama emin olun o bilgi size bir gün mutlaka lazım olacaktır. Günde bir kitap bitiremeseniz bile, en azından günde bir saatinizi bir kitaba ayırabilirsiniz. Boş zaman aktivitelerine ayıracak zamanınız yok mu? Uyumadan önce kitap okuyun.

Çevre İle İletişim Kur:

Boş zaman aktivitelerinin en eğlenceli olanları arasında yer almaktadır çevre ile iletişim kurmak. Yorucu değildir. İnsanlarla fikir alışverişinde bulunur, doğayı izlersiniz. Hayvanları, çiçekleri, oyun oynayan çocukları, zaman geçirmeye çalışan yaşlıları… Her biri sizin için bir konuda ilham kaynağı olabilir. Bu nedenle, izleyin, konuşun, etkileşimde olun. 

Dene:

Boş zamanlarda neler yapılır’ın en iyi yanıtlarından biridir denemek. Tecrübe, kendiniz edindiğinizde değerlidir. Dolayısı ile okumaktan, ya da birilerinin anlattığından daha değerlidir sizin yapacağınız denemeler. Ne yapmak istiyorsanız onu deneyin, deneyimleyin. Sonunda istediğiniz şeye; hatta daha fazlasına ulaşırsınız; hem de boş zamanlarınızı değerlendirerek.

İnce Bele Sahip Olmak İçin Ne Yapmalı?

Ne kadar spor salonuna zaman ayırsanız da beliniz istediğiniz gibi incelmiyorsa bir yerde hata yapıyor olabilirsiniz. İnce bir bele sahip olmak isteyenler için bazı püf noktalarından bahsetmek istiyoruz.

İnce bele sahip olmak isteyenler dikkat!

İlk olarak bu bölgeler yağ depolanan ve en son yakılabilen yağlardır. Bu kısımdaki yağların erimesi bilinçli bir diyet ve hızlandırılmış spor programı gerektirir. Diyet yaparken ince bir bele sahip olmak için sadece karbonhidrat alımını düşürmek yetmez. Meyve ve sebzelerden basit şeker alımı yapılması gerekir. Bel inceltmek için zorlayıcı karın hareketleri yapmanıza gerek yoktur. Diğer kaslarınızı çalıştırdığınız kadar egzersiz yapmanız yeterli olur.<!–adsense–>

Spor yapmak için doğru zaman?

Spor zamanı yapılan sporun amacına göre belirlenmelidir. Vücut yağlarını yakmak için sabah erken saatler, kas gelişimi içinse 13:00-15:00 saatleri vücut için daha uygundur. Gece boyunca sabah uyandığınızda boşalan glikojen depoları vücudu yap yakmaya hazırlar. Sabahları bir şey yemeden içilen şekersiz kahve ve alınan bir bebek aspirininden sonra kısa bir kardiyo çalışması yapılır. Spordan iki saat önce tahıllı ve kepekli ürünler, hindi, tavuk, balık gibi ürünler yemek yeterlidir. Bir miktar spordan sonra meyve suyu enerji verir. Spor yapmaya başladıktan sonra 20 dakika sonra yağ yakılmaya başlanır. Bu süre ancak yaş, cinsiyet ve kiloya göre azalıp artabilir.

Haftada kaç gün spor yeterlidir?

Haftada 3-4 kez ağırlık için spor salonuna gitmek yeterlidir. Fakat haftada 5-6 kez yağ yakmak için 20 dakika kardiyo çalışması yapmak gerekir. Yani mutlaka günde yarım saatinizi spora ayırmalısınız.

Beli inceltmek için nelerden uzak durulmalıdır?

Öncelikle belinizi inceltmek için bazı besin gruplarından uzak durmalısınız.

Vücudunuzun su tutmasına sodyum neden olur. Bir başka sodyumun yer aldığı besin grubu ise tuzdur. Tuzlu ve çok işlenmiş gıdalardan uzak kalarak sodyum alımınızı kısabilirsiniz.

Simit, makarna, ekmek gibi karbonhidratlı gıdalar vücudunuzun yağ yüklemesine yol açar. Bu gıdalardan uzak kaldığınız sürece beliniz daha kolay incelecektir.

Karın şişliğini gazlı yiyecekler yaratır. İnce bir bel için kuru fasulye, Brüksel lahanası ve soğan gibi gıdalardan uzak durmalısınız. Asitli içecekler için de aynı durum geçerlidir.<!–adsense2–>

Vücudunuza sakız çiğnemek fazladan hava almanıza yol açar. Karnınızın bu da şişmesine yol açar. Sakız çiğnemekten ince bir bel için kaçınmanız gerekir.

İnce bir belin Püf Noktaları

Öncelikle ince bir bele sahip olmak için yemek esnasında yalnızca yemeğinize odaklanmalısınız. Televizyon izlerken ya da bir şeyler okurken neyi ne kadar yediğimizin farkında olmalısınız. Oturarak yemek sindirim sistemi açısından faydalıdır. Yemeğinizi bu nedenle yerken yavaşça, oturarak ve iyice çiğneyerek yemelisiniz.

Midenizin tamamını yemek sırasında doldurmayın. 2 avuç hacminde yemek beslenmeniz için yeterlidir. Midenin bu da ¾ üne tekabül eder.

Yatağa dolu bir mideyle girmemelisiniz. Yatmadan 2 saat önce yemek kesilmelidir. Bununla birlikte yatma saatine yakın zamanlarda zor hazmedilen gıdalardan da uzak durmalısınız.

Öğle yemeği ana öğününüz olmalıdır. Akşam yemeği de diğer öğünlere oranla daha hafif olmalıdır. Mutlaka öğünler arasında en az 3 saat ara verilmelidir. Aksi halde rahatça yedikleriniz sindirilmeyecektir.

Beli inceltmek için sağlıklı beslenmek gerekir. Fakat bu dönemlerde çiğ sebzeler çok da doğru tercih olmayacaktır. Şişkinliğe bu gıdalar neden olacağı için istediğiniz ince bel görünümünü bozacaktır.

Kimyasaldan olabildiğince kaçınmak için meyvelerin ve sebzelerin mevsiminde yenilmesi gerekmektedir.

Türk Kahvesi ile Zayıflama: Türk Kahvesi Zayıflatır mı?

Birçoğumuz için Türk kahvesi denildiğinde akan sular duruyor öyle değil mi? Dost sohbetlerinin en tatlı eşlikçisi, dedikoduların en yakın takipçisi, sıkıntılı anların sona ermesini sağlayan en muhteşem tada sahip olan Türk kahvesiyle bir taşla birkaç kuş vurabilirsiniz. Kahve tiryakileri adına muhteşem bir haber olan, kadınların özellikle her yüzyılda kabusu haline gelen kilolularından kurtulmasında kahvenin etkili olduğunu biliyor muydunuz?<!–adsense–>

Adım başı açılan kahvecilerin hiç de gereksiz olmadığını böylece kanıtladık. Ancak burada unutulmaması gereken en büyük husus, tüketilecek kahvenin miktarı olmalıdır. Bu konuda gerçi her uzman farklı görüş beyan ederek kafalarımızın karışmasına yol açabilir. Diyetisyenlerin diyetlerinde yer verdiği ve metabolizmayı hızlandırmasıyla bilinen Türk kahvesi, en fazla günde 2 adet tüketilmesi gereken bir içecek olarak belirtiliyor. Oysa ki Prof. Dr. Canan Karatay’a göre en güçlü antioksidanlardan biri olan kahvenin fazla miktarda içilmesinde hiçbir sakınca yoktur. Ancak burada önemli olan nokta sade olarak kahvenin tüketilmesinden geçiyor.

Türk Kahvesiyle Zayıflamak

Yalnızca kahve tüketerek ya da her gün bol miktarda kahve tüketip geri kalan zamanda sağlıksız gıdalara yönelerek kilo vermeniz asla mümkün olmayacaktır. Kahvenin mucizevi bir etkisi bulunmamaktadır. Yüksek oranda antioksidan içeren kahve, kanda bulunan zararlı maddelerin atılmasını sağladığı için oldukça faydalıdır. Az miktarda kafein bulundurduğu için diğer kahvelerden çok daha faydalı olduğunun altını çizebileceğimiz kahve, tok tutmasından dolayı türevlerinden ayrılıyor. Daha yemek saatinize varsa ya da öğün aralarında uzun saatler beklemeyi hedefleyenlerdenseniz bu aralarda tüketeceğiniz birkaç kahve ile hem tok kalabilir hem de metabolizmanızı hızlandırabilirsiniz.

Türk Kahvesinin Faydaları

– Türk kahvesi en sağlıklı pişirim biçimine sahiptir.
– Sindirimi rahatlatır, ödem atmayı sağlar.
– Yüksek tansiyonun önüne geçer.
– Astım rahatsızlığına yakalanma riskini azaltır.
– Enerji verir.
– Hafızanın güçlenmesini sağlar.
– Baş ağrılarına iyi gelir.
– Yağ yakımını hızlandırıcı etkisi vardır.
– Metabolizmanın hızlı çalışmasını sağlar.
– Göğüs, gırtlak, yemek borusu ve kalın bağırsak kanserine yakalanma oranını azaltır.
– Düşünülenin aksine selülit oluşumunu engeller.
– Kolesterol düşürmede etkilidir.<!–adsense–>

Vücutta Türk kahvesi ne gibi değişimlere neden olur?

– Türk kahvesi içildiği andan itibaren vücuttaki değişimleri hemen hissedilir. İçildiği andan itibaren yetişkinlerde özellikle 5-7 saat arasında zindelik ve enerji sağlayan Türk kahvesi, uyuşukluğu giderip zinde kalmaya yardımcı olur.
– Türk kahvesi içenlerin dişlerinde çürük olma olasılığı içmeyenlere göre daha düşüktür. Bu madde elbette şekersiz Türk kahvesi içenlerde geçerlidir.
– Safra kesesindeki taş oluşumunda Türk kahvesi içenlerde %45’e varan bir azalma sağladığı görülmüştür.

Türk kahvesiyle nasıl zayıflanır?

Vücuda giren besinlerin zayıflamanın temel şartlarından biri sağlıklı olanlardan seçilmesi gerektiğidir. Bol şekerli gıdalardan uzak durulması gerektiğini belirten uzmanlar, yüksek karbonhidratlı gıdaların da kilo alımında etkili olduğunun altını çiziyorlar. Düzenli ve dengeli beslenmenin yanı sıra günde birkaç fincan tüketilen kahve sayesinde fazla kilolardan kurtulmanın mümkün olduğu araştırmalar neticesinde kanıtlanmış durumdadır. Sade içilmesi şartı ile her gün tüketilen kahveyle metabolizmanın çok hızlı çalışması sağlanacağı için vücuttaki yağ yakım miktarı artacaktır. Kilonuz eğer normalin çok üstünde ise kahvenin tok tutucu etkisi ve yağ yakma özelliği ile kısa sürede daha hızlı kilo vermeyi başarabilirsiniz. Olmanız gereken kilonuzdan eğer yaklaşık 10 kilo fazlanız varsa kilo yakım hızında kahvenin etkisi çok fazla olmayacaktır. Yine de siz her şeye rağmen sağlığınız için her gün kahve tüketerek sohbetlerinize keyif katmaya devam edebilirsiniz.

Toksinleri Vücuttan Atmanın Yolları: Detoks Yiyecekleri

Toksinleri vücuttan atmak için detoks yiyeceklerinden bahsetmek istiyoruz. Bu yiyecekler toksinlerden kurtulmanız için faydalı yiyecekler… Toksinleri vücudunuzdan atmak için işte faydalı yiyecekler:

Toksinleri Vücuttan Atmak İçin

Sizi halsiz hissettirip, depresyona sokabilen ve hayat kalitenizi bu şekilde azaltan sorunların nedeni; bedenimizde biriken toksinlerdir. Hücre, doku ve organlarımızı, günümüz koşulları, hormonlu gıdalar, çevre kirliliği ve stres gibi birçok etken paslandırıp, birçok hastalığa neden oluyor. Bunların tümü de hafiflenmeye, temizlenmeye, arınmaya yani detokslanmaya ihtiyacınız olduğunu gösteriyor. Sizi içten dışa temizleyip, canlandıran, yaşam enerjisi veren yani detoks etkisi yapan yiyeceklerin listesini diyetisyenler şöyle sıralıyor; dört yoldan vücudumuz toksinleri atar; bu yollar karaciğerden safra kesesi yoluyla bağırsaklar, balgamla ve deri yoluyla ve de idrar yoluyla. Karaciğer, vücudumuzun toksinleri temizlemekte kullandığı en önemli yollardan biridir. Toksik maddeler karaciğer yoluyla safra aracılığıyla atılır. Zehirli maddeler, detoks yapan maddeler kullanılırken safra aracılığıyla bol miktarda bağırsaklara dökülür ve vücut temizlenir.<!–adsense–>

Toksinleri Vücuttan Atmaya Yarayan Detoks Yiyecekleri

Vereceğimiz yiyecekleri, 1-2 hafta boyunca diyet listenize ekleyip, yemeye devam edin. Karaciğer ve iç organlarınızda 5 gün içinde temizlenme başlayacaktır. Böylece sağlıklı bir bedene kavuşacaksınız.

Elma: Bu gıda muhteşem bir detoks etkisi yapar. Yapısındaki lif zenginliği ile peklik çekmenizi önler ve toksinleri temizlemeye yardımcı olur. İçeriğinde taşıdığı bikarbonat iyonları sayesinde elma, sindirimi kolaylaştıran tek meyvedir. Bakterilerin çoğalıp azalmasını, yemekten önce yenen bir elma ayarlamada rol oynar ve kabızlığı da bu sayede önler.

Elmada bulunan C vitamini bağışıklık için, savunma sisteminin kuvvetlendirir. Soğuk algınlığı virüsleri de bu sayede vücuda giremez.

Zerdeçal: Hint ve Çin yemek kültüründe de özel bir yeri olan hintsafranı yani zerdaçalın yapılan son araştırmalarda, bol miktarda içinde barındırdığı antioksidan yardımıyla vücuttan toksinlerin atılması, karaciğerin sağlıklı çalışması, sindirim sisteminin düzenli işleyişi gibi sağlık konusunda birçok faydasının olduğu ortaya çıkmıştır. Yaşla birlikte hasar gören hücrelerin tamiratıyla, antioksidanlar ilgilenirler, yani onarırlar. Bedenimizi antioksidan içeren gıdalarla besleyip, vücudumuz için zararlı olan serbest radikallerle mücadele etmek, bir detoks programının amacıdır. Toz zerdeçaldan her gün bir tatlı kaşığı alınmalıdır. Çünkü bu karaciğerin keni kendine detoks yapmasını sağlayacaktır.

Limon: Limon hem bol miktarda antioksidan barındırır, hem de bir C vitamini deposudur. Limondaki C vitamini, vücuttaki glutatyon bileşeninin üretimine yardımcı olur. Bu bileşen, ciğerlere detoks işlemi sırasında destek olur.

Kuşkonmaz: Vitamin ve minerallerin dolu olduğu, karaciğeri koruyan ve serbest radikallerle savaşan vitamin haplarının doğal şekli olarak bu sebzeyi düşünebiliriz. İçten temizleyerek, vücutta biriken ödemi atar. Kuşkonmazdan yarım bardak pişirip yemek sağlığınız için çok faydalıdır.<!–adsense–>

Kırmızı Pancar: Kırmızı pancar vücuttaki toksinlerden kurtulmak için en faydalı besinlerden birisi… Organları ve sindirim sistemini koruyup temizlemeye yardımcı pek çok faydalı bileşen barındıran kırmızı pancar, vücuttaki toksinlerden kurtulmak için yüksek etkiye sahip bir gıda. Kırmızı pancar glukoz seviyesini azaltır, kalbe faydalıdır ve sinir sistemine bir çok yararlı etkiye sahiptir. Kırmızı pancarın uykudan hafızaya bir çok zihin etkinliğinde de faydaları olduğu düşünülmektedir.

Brokoli: Beslenme uzmanları tarafından brokoli, en sağlıklı tüketilmesi gereken bitkiler arasında gösterilir. Karaciğeri brokoli çalıştırır ve detoks etkisi yapar, cildin kendini yenileme sürecini hızlandırır.

Çiğ Bademin Faydaları

Bu yazıda çiğ bademin faydaları hakkında bilgiler vereceğiz. Çiğ bademin besin değerleri, faydaları ve zayıflamaya etkisinden bahsetmek istiyoruz.

Yağlı tohumlar dediğimiz uzun yıllardır bir grup yiyecek olan badem, ceviz, çekirdek, fındık, fıstık gibi yiyeceklerin içerdikleri kaliteli yağ asitleri sayesinde kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucu olduğu bilinmektedir. Ancak yağlı oldukları kadar bu yiyecekler yüksek kalorili olduğu için hastalara kilo aldırır endişe ile pek önerilmezdi. Artık belli bir sayıda da olsa verilebiliyor.<!–adsense–>

Çinko, kalsiyum, demir, potasyum, E vitamini gibi mineral ve vitaminler bademin içeriğinde bulunur. Ayrıca kanserden, içerdiği amigdalin maddesi koruyor. Bunun yanı sıra ko-enzim Q10 ve Omega-3 seviyesi çok yüksek olduğu için tavsiye edilir. Kalp hastalıklarından, bu enzim ve yağ asidi koruyup, aynı zamanda yaşlanmayı geciktiriyor. Düzenli olarak bademi tüketmek kötü kolesterol olan LDL’yi %6 ila %15 oranında düşürüyor.

Uzmanlar, bademin kaliteli protein içermesi ve sağlıklı yağlardan yana zengin olması nedeni ile tok tuttuğunu vurgulayarak şu şekilde avantajlarını anlatıyor; bağırsak hareketlerini, lif oranı yüksek olduğu için arttırır. Her yere kolaylıkla taşınıp, tüketilebilir.

Badem tercihinizi tuzsuz ve çiğ olandan yana tercih etmelisiniz. Bir defada da en fazla 15 tane yemeye dikkat etmelisiniz.<!–adsense–>

  • Satın alırken çiğ ve tuzsuz olanı seçin.
  • Kabuklu ve kabuğu kolay kırılabilen olanları mümkün olduğunca tercih etmeye çalışın.
  • Özellikle ara öğünleri tercih edin. Az yağlı ayran ve sütle beraber mükemmel bir ikili oluşturuyor.
  • Bademle birlikte meyve yediğinizde glisemik indeksi düşürmüş olursunuz. Tok kalmanıza da bu durum yardımcı olur.
  • Bir öğün olarak yiyecek bir şey bulamadığınızda 50 adet bademi tek öğünde rahatlıkla tüketebilirsiniz.

Çiğ Bademin Zayıflamaya Faydaları

Araştırmacılar diyet yapan iki grup belirleyip, ilk gruba on hafta boyunca düşük kalorili diyet ve ara öğünde belli bir miktar badem verdi. %18 oranında badem verilen grubun kilosunda azalma görülürken, diğer badem yemeyen grubun ise kilosundaki düşüş %11 olmuştur. Ayrıca ilk grubun bel çevresinde görülen %14’lük azalma diğer grupta %9 olarak saptanmıştır.