Kategoriler

Anksiyete Bozukluğu Tedavisi ve Egzersiz

Stresli zamanlar geçiren kadınlarda, genellikle anksiyete sorunu kendisini göstermektedir. Anksiyete sorunu ile baş etmeye çalışan kadınlar, kendilerinde bu sorunun var olup olmadığını anlayabilmek için, ne gibi durumlarda tedirgin olduklarına ve korktuklarına bakmalıdırlar. Ortaya çıkan ani korkular ve tedirginlikler söz konusu ise, kadınlarda anksiyete sorunundan söz edilebilmesi mümkündür. Yaygın Anksiyete Bozukluğu En az 6 ay süreyle, hemen her gün endişeli beklenti, huzursuzluk, kendini tetikte hissetme, çabuk yorulma, gerginlik, konsantrasyon güçlüğü gibi belirtilerle devam eden, aynı zamanda hem toplumsal ve hem de mesleki işlevselliği bozan bir rahatsızlıktır. Halk arasında EVHAMLI diye tabir edilirler. Yaygın Anksiyete Bozukluğu Belirtileri Yaygın ve yoğun bir huzursuzluk,  titreme, baş ağrısı, terleme, çarpıntı, mide yakınmaları, boğulma hissi, konsantrasyon güçlüğü, endişeli beklenti gibi belirtiler anksiyetenin belirtilerindendir. Anksiyete Bozukluğu Tedavi Edilir mi? Anksiyete sorunu yaşayan kişilerde, ilaç tedavisinin de çok etkili olmadığı bilinmektedir. Bu nedenledir ki, anksiyete problemi yaşayan kadınların, bir uzman terapistten yardım almaları gerekmektedir; ancak terapilerle birlikte yapılan çalışmaların da kesin sonuç vermediği; sonuç verse dahi kısa süreli olduğu bilinmelidir. Peki anksiyete sorunu yaşayan kadınlar, ömür boyu...

Devamını Oku

Kolesterolü Düşürmek İçin: Kolesterolü Düşüren Bitkiler ve Meyveler

Bitkilerin yararlarından biride kolesterolü düşürmesidir. Kolesterolün çoğunu vücut kendi üretir. Şişmanlık stres kandaki yağ oranını artıran etkenlerdendir. Vücuda alınan besinler az bile olsa kolesterol üretebiliyor. Kızartma, çok yağda pişen yiyecekler kandaki yağı artırarak kolesterolü artırabiliyor. Bu yüzden bu durumlardan kaçınmalıyız. Kolesterolü Düşüren Bitkiler ve Meyveler Bazı bitkiler kalp damar hastalıklarına sebep olan kolesterolün kandaki değerlerin düşmesine yardımcı olur. Kolesterol düşürücü bu bitkiler limon, havuç, portakal, elma, greyfurt, ceviz, fındık, zeytin, kırmızı biber, sarımsak, soğan, enginar, domates, brokoli, maydanoz, soya ürünleri ve tahıllardır. Yulaf, pirinç ve arpanın kabuğunda bulunan posa, karaciğerde kolesterol sentezini engeller. Ayrıca kandaki kolesterolü düşürdüğü bazı üniversiteler ve kişiler tarafından kanıtlanmıştır. Kolesterolü Düşüren Meyveler Limon, havuç, portakal, elma gibi kolesterolü düşürülen meyveler posalarıyla birlikte tüketilmelidir. Suyu sıkılmamalı kabukları soyulmamalıdır. Aşırıya kaçılmadan sürekli tüketilmesi gereken yiyecektir. Uzmanlar yiyeceklerdeki posanın kandaki kolesterolü düşürdüğünü vurgularlar. Fındık, badem ve cevizi tüketirken dikkatli olunması gerekir. Çünkü kalp sağlığı korumak ve kandaki kolesterolü düşürmek için yağ asitleri içerir. Fazla alındığı takdirde kolesterolü çıkartabilir. Günlük 5 ile 8 tane arası fındık, 1 yada 2...

Devamını Oku

Güneş (Sıcak) Çarpması Belirtileri Ve Tedavisi

Yaz aylarında sağlığımız için dikkatli olmamız gerekir. Çünkü güneşin vücuda fazla gelmesi vücudun kendi ısısında dengesizlikler oluşturabilir. Bu ısı dengesizliği sağlığımız açısından ciddi sorunlar yaratır. Aynı zamanda kapalı havasız ortamlarda bulunmakta aynı etkiyi gösterebilir. Sıcak çarpması (güneş çarpması) genellikle çocuklarda görülür ancak sıcak havalarda çocuk, yetişkin, yaşlı demeden herkesi etkiler. Güneş Çarpmasından Korunmak İçin Güneş en tepedeyken dışarı çıkmamamız gerekiyor. Çünkü güneşin ısısına birden maruz kalmak birtakım rahatsızlıklar oluşturur. Sokağa çıkmanın en uygun saati 11:00 ile 15:00 arası haricidir. Çünkü bu saatlerde güneş en fazla sıcaklığını verir. İllaki bu saatlerde dışarı çıkmamız gerekiyor ise gölgelikli yerlerden gidilmelidir. Normal yürüyüş yaparken de sıcak havalarda gölgelerden gitmek en doğrusudur. Dışarı çıkacağımız zaman güneş yakıcı ise yazlık şemsiye kullanabiliriz. İnce kumaşlı, bol kesimli ve açık renkli giysiler giyip geniş kenarlı şapkalar kullanmak bizi daha serin tutmamızı sağlar. Kapalı havasız ortamlar bulunmamaya gayret edin. Yanınızda su bulundurarak sürekli su tüketin. Güneş (Sıcak) Çarpması Belirtileri Sıcak çarpması olan kişilerde bazı rahatsızlıklar görülür. Kişinin davranışlarında geç anlama, yanlış anlama ve algılama bozukluğu , şiddetli olarak...

Devamını Oku

Evlilikte İlk Gece Korkusu

Pek çok kişi, iyi bir evlilik yaşamak için, hayatının insanını bulmak adına bekleyişini gerçekleştirmektedir. Ancak hayatını paylaşacağı insanı bulan kişiler, iyi bir evlilik yapabilecekleri kişiyi bulduklarında, korkuları ve arayışları sona ermemektedir. İyi bir evlilik için eş adayını bulan kişiler, sonrasında ise, evlilikte ilk geceyi düşünerek korkulara kapılmaktadırlar. Ve, iyi bir evlilik için bir takım açıklamalarda bulunan Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği bu anlamda bir açıklama yapmaktadır: İyi bir evlilik, evlilikte ilk gece’nin sabahında belli olmaktadır. Evlilikte İlk Gece Korkusu Kadın ve erkeklerin kafasında, her zaman bir korku vardır. Evliliğin ilk gecesinde, kadının çok fazla ağrı duyup duymayacağı, kanamanın çok fazla olup olmayacağı; ya da kanama olup olmayacağı gibi sorular, akıllarda bir soru işareti olarak kalmaktadır. Evliliğin ilk gecesinde görülmeyen kanama, bekaretin ispatlanamaması gibi bir durumun varlığını ortaya çıkartmaktadır, ancak kanama olmaması, kadının bakire olmadığı anlamına da gelmemektedir. Kadınların yaşadığı, evliliğin ilk gecesi için geçerli olan bu korkuların yanısıra, evliliğin ilk gecesinde, erkeklerin de hissettiği bir takım korkular bulunmaktadır. Bu korkular içerisinde, cinsel ilişkide yeterli performans ve eşini tatmin edememe gibi...

Devamını Oku

Beslenme Piramidi İle Dengeli Beslenin

Sağlıklı yaşamak istiyorsak eğer, bu durumu, dengeli beslenme ile sağlayabileceğimizi kesinlikle unutmamamız gerekmektedir. Dengeli beslenme dediğimizde ise, aklımıza ilk olarak gelmesi gereken şey: vücudumuza, gün içerisinde, ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri, ihtiyaç duyduğu oranlarda vermemiz gerektiğini anlamalıyız. Dengeli Beslenmek İçin Dengeli beslenme için ihtiyaç duyacağımız besinler, her daim kullanmamız ve tüketmemiz besinler olmasına karşın, bazılarına az; bazılarına ise daha fazla ihtiyaç duymaktayızdır. Bir insan vücudunun günlük 2 litre suya ihtiyacı vardır. Yağ ve tatlılara duyduğumuz ihtiyaç ise çok azdır. Bunun yanında, vitaminleri de almamız gerekmektedir vücudumuza; bir kaç gram vitamin yeterli gelebilmektedir. Protein tüketimini gerçekleştirmek için, pirinç, makarna, ekmek gibi besinlerden destek almamız gerekirken, vitaminleri ise, mevsiminde yetiştirilmiş olan sebze ve meyvelerden almamız gerektiği, uzmanlar tarafından bizlere tavsiye edilmektedir. Sağlıklı yaşam için tercih etmemiz gereken dengeli beslenmeyi, beslenme piramidinden yardım alarak öğrenebilmemiz mümkündür. Beslenme piramidinin en alt bölümünde yer alan karbonhidratlardan, günlük 6 ile 11 servis arasında tüketmemiz gerekirken; en üst sırada yer alan katı ve sıvı yağlar ile tatlılardan ise az bir miktarda tüketmemiz yeterli olacaktır. Dengeli beslenme...

Devamını Oku

Mısır Şurubu İle Gelen Tehlike

Pek çoğumuz, yediğimiz içtiğimiz gıdaların içerisinde hangi maddelerin olduğunu; ve bu maddelerin sağlıklı olup olmadığını merak ediyor; ancak yemeye mecbur olduğumuzu düşündüğümüz şeyler olmaları nedeniyle de tüketmekten geri kalmıyoruz. Çarşı pazar dolaşırken, bazı şeylerin çok ucuz olduğunu görüyoruz; örneğin baklava bir yerde 30 TL’ye satılırken; başka bir yerde 12 TL’ye satılıyor. İnsanlar merak edip alıyor; tadında da hiç bir farklılık bulamıyorlar 12 TL olan baklavanın. Hatta daha güzel bulanlar; daha tatlı olduğunu söyleyenler bile var. Kimileri, bu baklavaların içerisine konulan şekerin, şeker değil tatlandırıcı olduğunu; ve tatlandırıcının zararlı olduğunu düşünedursun; gündemde tatlandırıcılar değil de mısır şurubu var… Şekerden de daha tatlı; ve daha ucuz mısır şurubu… Ve bizim bu şuruptan korkmamız gerekiyor; aslında bizim şekerden bile korkmamız gerekiyor. Neden mi? Çünkü bu besinlerin molekül yapılarının değiştirildiği biliniyor… GDO’nun ne denli gündem yarattığını bilmeyeniniz var mı? Belki de pek çoğumuz, mısır şurubunun ne olduğunu bile bilmiyoruz henüz. İsterseniz işe ilk olarak, mısır şurubu nedir, bunu öğrenerek başlayalım: Mısır şurubu, mısır nişastasının, bir takım işlemlerden gçeirilmesinden elde edilen bir besin kaynağı....

Devamını Oku

Bahar Yorgunluğunu Atmak İçin Bunlardan Destek Alın

Mevsimlerden bahar. Bu mevsimlerde yaşanan bahar yorgunluğu da elbette ki ya kapımızda; ya da kapıdan içeri girmiş durumda. Ve bahar yorgunluğuna teslim olduğumuz bu dönemlerde yaşarız hep motivasyon eksiklikleri ile konsantrasyon bozukluklarını; işlerimiz hep bahar aylarında sorunlarla karşılaşır; zaten bahar yorgunuyuzdur da, nasıl düzeltiriz böyleyken işleri… Bahar yorgunluğudur bu; size kendinizi hasta bile hissettirebilir… Durun! Hemen umutsuzluğa kapılmayın. Biz sizi bahar yorgunluğuna teslim etmemek için bu yazıyı hazırladık. Bir kaç beslenme tüyosu ile, kendinizi baharın yorgunluğundan kurtarabileceksiniz. Nasıl mı? İşte o tüyolar: Bahar yorgunluğuna bir de uykusuzluk etmeni eklendiğinde, ne hale gelebileceğinizi hiç düşündünüz mü? Yoksa bunu zaten yaşadınız mı? Bahar yorgunluğundan kurtulmak için, herşeyden önce sağlıklı bir gece uykusuna ihtiyacınız vardır. Bunun için de akşam yemeği; ve akşam yemeğinden sonraki yaptıklarınız ile başlamak gerekmektedir işe. Mesela: Akşam yemeğinizde çok ağır gıdalarla beslenmemeyi alışkanlık haline getirebilirsiniz; ve sonrasında da yemekten 1.5 saat kadar sonra bir fincan rezene çayı içerek, yediklerinizin daha kolay sindirilmesine yardımcı olabilirsiniz. Yatmadan önce ise, melisa ya da papatya çayından faydalanmayı deneyin. Melisa ve papatya, sizi...

Devamını Oku

Premenstrual Sendromu Hakkında Bilginiz Var mı

Sağlıklı her kadın, ayın belirli günlerinde, adet dönemi olarak adlandırılan bir dönemden geçer. Ve bu dönemde de bir takım sorunlar yaşayabilir. Psikolojik olarak ya da fiziksel olarak bir etkilenmenin söz konusu olabileceği bu dönemlerde, hem sosyal iletişim zayıflayabilir; hem de iş gücü veriminde düşüş gözlemlenebilir. Premenstrual sendrom olarak da adlandırılan bu dönem hakkında ne kadar bilgiye sahibiz? Premenstrual sendrom; kısa adı ile PMS, farklı 150 çeşit etkiden kaynaklanabilir. Ve hem fiziksel; hem de psikolojik bir etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Premenstrual sendrom, genellikle kendisini, adetin ikinci yarısında göstermektedir. Premenstrual sendrom, hafif ve orta şiddetli ağrılara verilen isim olarak da tanımlanabilmektedir. PMS başlangıç yaşı 26 olarak belirlenmiştir. Adet döneminde olan tüm kadınların, yaklaşık %30 ile %80 arası bir kısmında görülen bir durum olması ile de bilinmektedir. Doğum yapmamış olan kadınlar Premenstrual sendromundan daha fazla etkilenmektedirler. PMS’nin ortaya çıkardığı şikayetler arasında, baş ağrısı, göğüslerde gerginlik ve karında meydana gelen şişkinlik duygusu olduğu belirtiliyor. Kişiler PMS dönemlerinde, daha çok kilo aldıklarını hissederlerken, iştahlarının da daha fazla açıldığını iddia ediyorlar. Sıvı tutulumu, ciltte meydana...

Devamını Oku

Mevsim Alerjisine Dikkat

Mevsim bahar. Alerji zamanı. Özellikle de alerjik sinüzitin kendisini sıkça gösterdiği dönemlerden geçmekteyiz. Bu durum bizlere, baş ağrısı, alın ve yüz bölgesinde ağrılar, sürekli bir yutkunma isteği, tıkanıklık ve benzer daha pek çok belirti ile kendisini gösteriyor. Ve bu durumdan kurtulmak için, en kısa zamanda bir hekime başvurmak gerekiyor. Aksi takdirde, alerjik astım gibi sorunlar ile karşılaşmamamız mümkün olmuyor. Mevsim alerjisi, özellikle bahar aylarında kendini gösteren kişilerin, alerjilerinin en önemli nedeni polenlerdir. Polenler, kişilerin alerjik reaksiyonlarını daha fazla arttırmaktadır. Bu nedenle, polenlere karşı alerjisi olduğunu bilmese dahi, bahar aylarında bir takım alerjik sorunlar ile kendini gösteren belirtilerde, kişilerin bahar aylarında daha dikkatli olmaları gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Şu sıralar bahar aylarının yaşanması ile birlikte, tüm bu sayılan sorunların yaşanması da gayet normal olarak karşılanıyor. Kişiler polenlerin etkilerinden zaten yeterince rahatsız olurken, aynı zamanda bir de ağaçlar ve çiçeklerin tozları, hava kirliliği, iklim değişikliği, ev tozları ve küf mantarları gibi sebeplerden dolayı, kişilerin mevsimsel alerjik reaksiyonlarının daha fazla arttığını söyleyebiliriz. Siz de eğer alerjiye bağlı sorunlarınızdan şikayet ediyorsanız, genzinizde akıntı,...

Devamını Oku

Cinsel Gücü Arttırmanın Yolları

Çok kişinin konuşmaktan çekindiği; ancak araştırmalarda bulunduğu bir konudur, cinsel gücün ne şekilde arttırılabileceği… Yazımız içerisinde sizlere vereceğimiz tarif ve uygulamalarla, hem kadınlar, hem de erkeklerin cinsel güçlerine etki eden hormonların daha etkin çalışmasını sağlamaya çalışabilirsiniz. Cinsel gücü arttırmak için neler yapılabileceği ile uygulama ve tarifler ise şu şekildedir: Egzersiz yapmak: Uzmanlara göre egzersiz yapmak, dünya üzerindeki en etkili afrodizyaklardan bir tanesi olarak görülmektedir. Hafif egzersizler yapmak, bacaklardaki damarların genişlemesini sağlarken, kan dolaşımının da hızlanmasına yardımcı olmaktadır. Alkol kullanımı: Alkolün, cinsel hayatımızın en baş düşmanlarından biri olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Alkol kullanımı, kişilerde fazla yağlanmaya sebep olmaktadır. Bu fazla yağlanma da, gerek cinsel gücü azaltırken; gerekse de, daha farklı ve olumsuz etki yapabilecek sağlık sorunlarına sebebiyet verebilir. Bu nedenle, cinsel gücü arttırmak için, sürekli alkol kullanımından uzak durmak gerekmektedir. Stres: Cinsel gücü azaltan faktörlerden bir tanesidir. Stresli bir gün geçiren kişilerin, bazı hormonları çok fazla çalışmaktadır. Bu hormon çalışması nedeniyle kan dolaşımı yavaşlayabilir; ve damarlarda bir takım büzüşmeler ortaya çıkar. Bu nedenle de stres, cinsel isteksizliği ortaya çıkartır. İş...

Devamını Oku