Kategoriler

Posted by on May 2, 2011 in Sağlıklı Beslenme | 0 comments

Bahar Yorgunluğunu Atmak İçin Bunlardan Destek Alın

Mevsimlerden bahar. Bu mevsimlerde yaşanan bahar yorgunluğu da elbette ki ya kapımızda; ya da kapıdan içeri girmiş durumda. Ve bahar yorgunluğuna teslim olduğumuz bu dönemlerde yaşarız hep motivasyon eksiklikleri ile konsantrasyon bozukluklarını; işlerimiz hep bahar aylarında sorunlarla karşılaşır; zaten bahar yorgunuyuzdur da, nasıl düzeltiriz böyleyken işleri… Bahar yorgunluğudur bu; size kendinizi hasta bile hissettirebilir… Durun! Hemen umutsuzluğa kapılmayın. Biz sizi bahar yorgunluğuna teslim etmemek için bu yazıyı hazırladık. Bir kaç beslenme tüyosu ile, kendinizi baharın yorgunluğundan kurtarabileceksiniz. Nasıl mı? İşte o tüyolar: Bahar yorgunluğuna bir de uykusuzluk etmeni eklendiğinde, ne hale gelebileceğinizi hiç düşündünüz mü? Yoksa bunu zaten yaşadınız mı? Bahar yorgunluğundan kurtulmak için, herşeyden önce sağlıklı bir gece uykusuna ihtiyacınız vardır. Bunun için de akşam yemeği; ve akşam yemeğinden sonraki yaptıklarınız ile başlamak gerekmektedir işe. Mesela: Akşam yemeğinizde çok ağır gıdalarla beslenmemeyi alışkanlık haline getirebilirsiniz; ve sonrasında da yemekten 1.5 saat kadar sonra bir fincan rezene çayı içerek, yediklerinizin daha kolay sindirilmesine yardımcı olabilirsiniz. Yatmadan önce ise, melisa ya da papatya çayından faydalanmayı deneyin. Melisa ve papatya, sizi...

Devamını Oku

Posted by on Apr 26, 2011 in Kadın Ve Sağlık | 0 comments

Premenstrual Sendromu Hakkında Bilginiz Var mı

Sağlıklı her kadın, ayın belirli günlerinde, adet dönemi olarak adlandırılan bir dönemden geçer. Ve bu dönemde de bir takım sorunlar yaşayabilir. Psikolojik olarak ya da fiziksel olarak bir etkilenmenin söz konusu olabileceği bu dönemlerde, hem sosyal iletişim zayıflayabilir; hem de iş gücü veriminde düşüş gözlemlenebilir. Premenstrual sendrom olarak da adlandırılan bu dönem hakkında ne kadar bilgiye sahibiz? Premenstrual sendrom; kısa adı ile PMS, farklı 150 çeşit etkiden kaynaklanabilir. Ve hem fiziksel; hem de psikolojik bir etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Premenstrual sendrom, genellikle kendisini, adetin ikinci yarısında göstermektedir. Premenstrual sendrom, hafif ve orta şiddetli ağrılara verilen isim olarak da tanımlanabilmektedir. PMS başlangıç yaşı 26 olarak belirlenmiştir. Adet döneminde olan tüm kadınların, yaklaşık %30 ile %80 arası bir kısmında görülen bir durum olması ile de bilinmektedir. Doğum yapmamış olan kadınlar Premenstrual sendromundan daha fazla etkilenmektedirler. PMS’nin ortaya çıkardığı şikayetler arasında, baş ağrısı, göğüslerde gerginlik ve karında meydana gelen şişkinlik duygusu olduğu belirtiliyor. Kişiler PMS dönemlerinde, daha çok kilo aldıklarını hissederlerken, iştahlarının da daha fazla açıldığını iddia ediyorlar. Sıvı tutulumu, ciltte meydana...

Devamını Oku

Posted by on Apr 25, 2011 in Kadın Ve Sağlık | 0 comments

Mevsim Alerjisine Dikkat

Mevsim bahar. Alerji zamanı. Özellikle de alerjik sinüzitin kendisini sıkça gösterdiği dönemlerden geçmekteyiz. Bu durum bizlere, baş ağrısı, alın ve yüz bölgesinde ağrılar, sürekli bir yutkunma isteği, tıkanıklık ve benzer daha pek çok belirti ile kendisini gösteriyor. Ve bu durumdan kurtulmak için, en kısa zamanda bir hekime başvurmak gerekiyor. Aksi takdirde, alerjik astım gibi sorunlar ile karşılaşmamamız mümkün olmuyor. Mevsim alerjisi, özellikle bahar aylarında kendini gösteren kişilerin, alerjilerinin en önemli nedeni polenlerdir. Polenler, kişilerin alerjik reaksiyonlarını daha fazla arttırmaktadır. Bu nedenle, polenlere karşı alerjisi olduğunu bilmese dahi, bahar aylarında bir takım alerjik sorunlar ile kendini gösteren belirtilerde, kişilerin bahar aylarında daha dikkatli olmaları gerektiği sonucu ortaya çıkmaktadır. Şu sıralar bahar aylarının yaşanması ile birlikte, tüm bu sayılan sorunların yaşanması da gayet normal olarak karşılanıyor. Kişiler polenlerin etkilerinden zaten yeterince rahatsız olurken, aynı zamanda bir de ağaçlar ve çiçeklerin tozları, hava kirliliği, iklim değişikliği, ev tozları ve küf mantarları gibi sebeplerden dolayı, kişilerin mevsimsel alerjik reaksiyonlarının daha fazla arttığını söyleyebiliriz. Siz de eğer alerjiye bağlı sorunlarınızdan şikayet ediyorsanız, genzinizde akıntı,...

Devamını Oku

Posted by on Apr 16, 2011 in Cinsellik | 0 comments

Cinsel Gücü Arttırmanın Yolları

Çok kişinin konuşmaktan çekindiği; ancak araştırmalarda bulunduğu bir konudur, cinsel gücün ne şekilde arttırılabileceği… Yazımız içerisinde sizlere vereceğimiz tarif ve uygulamalarla, hem kadınlar, hem de erkeklerin cinsel güçlerine etki eden hormonların daha etkin çalışmasını sağlamaya çalışabilirsiniz. Cinsel gücü arttırmak için neler yapılabileceği ile uygulama ve tarifler ise şu şekildedir: Egzersiz yapmak: Uzmanlara göre egzersiz yapmak, dünya üzerindeki en etkili afrodizyaklardan bir tanesi olarak görülmektedir. Hafif egzersizler yapmak, bacaklardaki damarların genişlemesini sağlarken, kan dolaşımının da hızlanmasına yardımcı olmaktadır. Alkol kullanımı: Alkolün, cinsel hayatımızın en baş düşmanlarından biri olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Alkol kullanımı, kişilerde fazla yağlanmaya sebep olmaktadır. Bu fazla yağlanma da, gerek cinsel gücü azaltırken; gerekse de, daha farklı ve olumsuz etki yapabilecek sağlık sorunlarına sebebiyet verebilir. Bu nedenle, cinsel gücü arttırmak için, sürekli alkol kullanımından uzak durmak gerekmektedir. Stres: Cinsel gücü azaltan faktörlerden bir tanesidir. Stresli bir gün geçiren kişilerin, bazı hormonları çok fazla çalışmaktadır. Bu hormon çalışması nedeniyle kan dolaşımı yavaşlayabilir; ve damarlarda bir takım büzüşmeler ortaya çıkar. Bu nedenle de stres, cinsel isteksizliği ortaya çıkartır. İş...

Devamını Oku

Posted by on Apr 7, 2011 in Sağlıklı Beslenme | 0 comments

Sağlıklı Atıştırmalıklar İle Rahatça Atıştırabilirsiniz

Atıştırmayı kim istemez ki? Yemek aralarında da doya doya bir şeyler yiyebilmek; özellikle de can sıkıntısı anlarında insanlara öyle iyi gelir ki… Ancak atıştırmanın formumuza zarar verdiğini düşündüğümüz zamanlarla da sıkça karşılaşır; ve kendimize engel olmaya çalışırız bu gibi düşüncelere sahip olduğumuz zamanlarda… Peki atıştırmak gerçekten de zararlı mıdır? Neden olsun ki? Hem formumuzu koruyabilir; hem de atıştırabiliriz aslında… Bu yazımızda da size, sağlıklı abur cuburlardan bahsedeceğiz. Ceviz ve çekirdek: sağlıklı atıştırmalıklar arasında yer alan besinlerdendirler. Yaşlanmayı geciktirir, sizi bir kaç saat tok tutar, ruh halinizin olumlu yöne dönmesini sağlar; ve aynı zamanda da beyin gücünüzü arttırır bu iki kuruyemiş. Muz: Sağlıklı atıştırmalıklar arasında yer alan meyvelerden bir tanesi muz. İçeriğinde yoğun miktarda potasyum mevcut. Bu da muzun, kan basıncınızı ayarlamasını sağlıyor. Uykusuzluk ve yorgunluk hissini ortadan kaldırıyor. Kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlıyor… Aynı zamanda da muz, sizin, asabi bir insan olmanızın önlemleri arasında yer alıyor. Kuru üzüm: Sağlıklı atıştırmalıklar arasında önemli bir rol almış olan kuru üzüm, ostrojen hormonu ile etkileşerek, osteoporoz oluşumunun önlenmesine katkıda bulunuyor. Ağız ve...

Devamını Oku

Posted by on Mar 30, 2011 in Cinsellik | 0 comments

Afrodizyak Etkiye Sahip Olan Yiyecekler

Afrodit, eski Yunan mitolojisinde, aşk tanrıçasının anıldığı isimdir. Afrodizyak ise, beyni etkileyen; ve beyinde, cinsel istek duygusunu uyandıran bir etken olarak tanımlanmaktadır. Cinsel gücünü arttırmak isteyen kişilerin kullandıkları bir yöntemdir. Ve afrodizyak etkiyi arttıran bazı yiyecekler ve besin maddeleri bulunmaktadır. Bu yazımızda, kısaca, bu besin maddeleri bulunmaktadır. Çikolata: En büyük afrodizyak etkiye sahip olan besin olarak bilinmektedir. İçeriğindeki dopamin maddesi, beynin keyif bölümün olumlu yönde çalıştırırken, aynı zamanda da aşk olgusunu oluşturur. Anandamid maddesi ise, cinsel güç ile alakalı olan beyin işlevlerini canlandırmaktadır. Böyle olunca da çikolata tüketicileri, oldukça olumlu yönde etkilenmiş olan bir cinsel güce sahip olacaklardır. Ancak, tüketeceğiniz çikolatanın daha az yapay olmasına; ve genel itibariyle doğal olmasına özen göstermeniz gerekmektedir. İstiridye: Çikolatadan sonra, en etkili afrodizyaklardan bir tanesidir. Eski zaman insanları bile istiridyeyi, cinsel gücü yükseltmek amacıyla kullanıyorlardı. İstiridye, hem kadında, hem de erkekte, libidoyu yükseltmekte, erkekte sperm sayısını ve testesteron seviyesini arttıran bir etkiye sahiptir. Bu etkinin isatiridyede görülmesinin sebebi ise, istiridye içeriğinde yüksek miktarda çinko bulundurmasıdır. Bal: Bal da testesteron seviyesini, ve kadınlarda da,...

Devamını Oku