Kadınlarda Otuz Yaş Sendromu Nedir, Nasıl Atlatılır?

Kadınlarda otuz yaş sendromu hakkında bilgiler vermek istiyoruz. Kadınlarda otuz yaş sendromu nedir, otuzlu yaşlar kadınları nasıl etkiler? Otuzlu yaşlarda görülen sendroma karşı ne yapmak gerekir? Bu yazımızda kadınlarda otuzlu yaş sendromunu ele alacağız.

Kadınlarda Otuz Yaş Sendromu Nedir?

Kadınlarda 30 yaş sendromunu bir kaç kelimeyle tanımlamaya çalışalım:  geç kalmışlık hissi, başaramama kaygısı, yaşlanma endişesi, kendini ve hayatı sık sık sorgulama hali, bulunduğu durumu ve yaptığı işi beğenmeme durumu…


Kadınlar için 30’lu yaşlar bambaşka bir dünyanın kapılarının aralandığı yaş aralığıdır. 20’li yaşlardaki heyecanlarından arınan kadınlar, yere daha sağlam adımlarla basarak gelecek adına ciddi kararlar almaya başlarlar. Değişen hormon dengeleri ile bunun yanı sıra anne olma arzusu içine giren birçok kadın evlilik kararı almaya başlar. Ayrıca duygularını ve kendini kontrol altına almayı başaran 30 yaş sonrası kadınlar bu halleri ile de erkeklerin gözdesi haline gelirler.

Kendi içinde tüm yaş değişimleri büyük mutluluklar ve buhranlar içerse de özellikle 30 yaş sonrası kendini kadının fark etmesi ve fark ettirmesi açısından çok önemlidir.

Otuz Yaş Sendromunda Kadınlarda Görülen Değişiklikler

Otuzlu yaşlara merhaba diyen kadınlarda bazı değişiklikler olur. Bu değişiklikler, kadınlar için bazı sorunlara sebep olur. Bu sorunlar, 30’lu yaşları sendrom olarak görmenize yol açabilir.

Kilo vermek zorlaşabilir

30’lu yaşlardan itibaren metabolizma hızının yavaşladığı bilinmektedir. Bu yüzden 30’lu yaşlara ulaşmış kadınların kilo kontrolünü sağlamak adına kendilerine çok daha büyük özen göstermeleri gerekiyor. Düzenli beslenme programları ve egzersiz programları ile kadınlar metabolizmalarının yavaşladığı bu yaşları kilo almadan sağlıklı bir biçimde atlatmayı başarabilirler.

Depresyon yaşayabilirler

30 yaşına gelmiş bir kadın sadece artık etrafını değil, kendi hayat ve yaşadıklarını da sorgulamaya başlayacaktır. Bu sorgulama sırasında evlenmesi, evlenmemesi, işi, hayatı, kazancı yani her şeyiyle derin bir buhran içine düşebilen kadın, kendini güçsüz, yalnız ya da çaresiz hissedebilir. Eğer böyle bir durumda bu depresyon ileri bir boyuta ulaşırsa bu konuda mutlaka bir uzmandan yardım alması gerekir.

Doğurganlığın azalmaya başlaması

30’lu yaşlar birçok kadın için bu nedenle çok önemlidir. 30’lu yaşlara kadar aile ve yuva kurmak isteyen kadınlar evlenmeseler de bu süreden sonra doğurganlıklarının azalacağı endişesi ile evlenme sürecine girebilirler. Zamanla hormonların da yavaşlaması kadınlardaki dinginliğin yanı sıra endişeleri de ortaya çıkarması açısından önemlidir.

Aynada kırışıklıklar belirginleşmeye başlar

30’lu yaşlarla birlikte esnekliğini kaybetmeye başlayan ciltte de değişim rüzgarları esmeye başlar. Kadınlar açısından bu değişimlerin en önemlileri kırışıklıkların gün yüzüne çıkmaya başlamasıdır. 30’lu yaşların başından itibaren eğer kadınlar bu yönde gereken önlemleri almazlarsa ileriki yaşlarda esnekliğini hızla kaybeden cilt, hızlı bir yaşlanma sürecine girip derin kırışıklıklar oluşmasını sağlayacaktır.


Akşam gezmeleri yerine evde dinlenmeler başlar

20’li yaşların enerjik dönemleri düşünüldüğünde 30’lu yaşların yorgun halleri çok daha fazla dikkati çekiyor. Saatlerce dans edip, hiç oturmadan ya da uyanmadan geçirilen günler yerine en ufak bir boşlukta şurada biraz uzanıp dinlensem düşüncesine bırakmaya başlar. Kadınlar işte en çok böyle zamanlarda yaşlandıklarını düşünerek telaşa kapılmaya başlarlar. Otuzlu yaşlarda kadınların %59’unda kronik yorgunluk görüldüğünü belirtelim.

Yeni insanları hayatlarına almaktan çekinirler

Herkesi 20’li yaşlarda seviyor ve herkesle sohbet ediyor olabilirsiniz. Oysa 30’lu yaşlar hayatınızdaki kemik kadronun oluştuğu yaşlardır. Kadınlar bu yaşlarda hayatlarındaki esas insan seçimini tamamlamış, bu insanlarla yollarına devam etme kararı almışlardır. Tüm olayları böylece baştan yaşamak yerine, güvenebilecekleri insanlarla bildikleri yoldan yürümüş olurlar.

Kadınlarda Otuz Yaş Sendromu Nasıl Atlatılır?

Kadınlarda ergenlik dönemiden sonra en büyük burhan dönemi diyebileceğimiz 30 yaş sendromunu atlatmak için neler yapabilirsiniz, bir göz atalım.

Kendinizi ve Görüntünüzü Sevin

Kendinizi sevmek, bu dönemi kolay atlatmak için ilk yapmanız gerekenlerden… Bu dönemde yaşlanma belirtileri ve beğenilmeme korkusu da görüldüğü için, bu dönemde bakımlı olmanız da çok önemli… Kendinizi bırakmadan, bu süreci atlatmak için uğraşmanız gerekiyor…

İlişkilerinize Değer Verin

Eşiniz, veya sevgiliniz, aileniz, arkadaşlarınız… Etrafınızdakilere ve onlarla ilişkilerinize değer vermeniz, onlarla sürekli iletişimde kalmanız çok önemli… Otuz yaş sendromunun sizi asosyalliğe itmesine, kendi başınıza vakit geçirmeye sürüklemesine izin vermeyin.


Aceleci Davranmayın

Otuzlu yaşlar, duygusal olarak çok fazla gelgit’lerin olduğu zamanlar… Bu süreçte yanlış evlilikler sıkça yapılıyor… Evli olanlar için de boşanma riski çok fazla…

Para, Kariyer, İş Hayatı Her Şey Değil

Kendinizi başarısız ve hayata geç kalmış hissettiğiniz bu dönemde, aslında bilmelisiniz ki her şey para değil… Herkesin severek yaptığı bir işi yok… Kariyer için de geç kalmış sayılmazsınız… Hayatı akışına bırakmalı, mümkün olduğunca iş-güçten kendinize vakit ayırmalısınız. Mümkün oldukça gezmek, yeni yerler ve insanlar keşfetmek, farklı hobiler edinmek , bu sendromu aşmanızda size yardımcı olacaktır.

Gerekirse Profesyonel Destek Alın

Yoğun duygular içinden çıkamıyorsanız, depresyona çok çabuk girebileceğiniz bu dönemde profesyonellerden destek almayı ihmal etmeyin. Doktora gitmek istemeyenler için, yakın arkadaşlarına hissettiklerini açmaları da olumlu sonuçlar verebiliyor…

( 1 Bugün 1 defa okundu)
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (Kullanıcı oyu : 5,00 - 5 oy)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.