Premenstrual Sendromu Hakkında Bilginiz Var mı

Sağlıklı her kadın, ayın belirli günlerinde, adet dönemi olarak adlandırılan bir dönemden geçer. Ve bu dönemde de bir takım sorunlar yaşayabilir. Psikolojik olarak ya da fiziksel olarak bir etkilenmenin söz konusu olabileceği bu dönemlerde, hem sosyal iletişim zayıflayabilir; hem de iş gücü veriminde düşüş gözlemlenebilir. Premenstrual sendrom olarak da adlandırılan bu dönem hakkında ne kadar bilgiye sahibiz?
Premenstrual sendrom; kısa adı ile PMS, farklı 150 çeşit etkiden kaynaklanabilir. Ve hem fiziksel; hem de psikolojik bir etkiye sahip olduğu bilinmektedir. Premenstrual sendrom, genellikle kendisini, adetin ikinci yarısında göstermektedir. Premenstrual sendrom, hafif ve orta şiddetli ağrılara verilen isim olarak da tanımlanabilmektedir.
PMS başlangıç yaşı 26 olarak belirlenmiştir. Adet döneminde olan tüm kadınların, yaklaşık %30 ile %80 arası bir kısmında görülen bir durum olması ile de bilinmektedir. Doğum yapmamış olan kadınlar Premenstrual sendromundan daha fazla etkilenmektedirler. PMS’nin ortaya çıkardığı şikayetler arasında, baş ağrısı, göğüslerde gerginlik ve karında meydana gelen şişkinlik duygusu olduğu belirtiliyor. Kişiler PMS dönemlerinde, daha çok kilo aldıklarını hissederlerken, iştahlarının da daha fazla açıldığını iddia ediyorlar. Sıvı tutulumu, ciltte meydana gelen sivilceler, bağırsak hareketlerinde meydana gelen değişimler, gerginlik, halsizlik, duyarlılık artışı ve anksiyete gibi belirtilerin de Premenstrual sendromunda görüldüğü söylenmektedir.
Premenstrual sendromundan daha ağır bir durum olan Premenstrual disforik hastalık olarak bilinen durum ise, daha ağır belirtileri olan bir hastalık olması ile birlikte 18 – 48 yaş arası kadınlarda görülebilir. Ve yine, adet gören kadınların %3 ile %8 arasında kalan bir kısmı, bu sorunlar ile savaşmak durumundadır. Bu gibi hastalıkların tedavisinde, daha az yağ tüketilirken; daha çok karbonhidrata yönelinmesi gerektiğini belirten uzmanlar, B6 vitamini kullanımının da arttırılması gerektiğini sözlerine eklediler. Haftada 2 ya da 3 sefer egzersiz yapılması gerektiği de, önemle vurgulanan noktalar arasında yer almakta. İlaçla tedavi yöntemi gerektiren PMS hastalarında idrar söktürücülerden faydalanılırken; bazı zamanlarda da psikoterapi yöntemlerinden yararlanılabiliyor. Bununla birlikte uzmanların belirttikleri en önemli nokta ise: antidepresan ilaçların, PMS tedavisinde daha etkili olduğu yönünde.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.